BASINA VE KAMUOYUNA

Ankara’da dün gece yapılan operasyonda önceki dönem Genel Başkanımız Kemal BÜLBÜL’ ün de içinde olduğu birçok kişi savaş karşıtı yazıları ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmıştır. Öncelikle ifade özgürlüğünün evrensel bir insan hakkı olduğunu belirtmek isteriz. Şiddet içermeyen her türlü düşüncenin içeriği ne olursa olsun özgürce ifade edilmesi evrensel hukuk kuralları çerçevesinde temel bir haktır. Kaldı ki ülkemiz insanlarına ve komşu halklara zarar vereceği aşikar olan bir savaşa karşı çıkmak demokratik anlamda gayet meşru ve anlaşılır bir tutumdur. Bu yüzden önceki dönem Genel Başkanımız Kemal BÜLBÜL ’ün keyfi ve hukuksuz bir muameleye tabi tutularak gözaltına alınmasını şiddetle protesto ediyoruz. Kemal BÜLBÜL derhal serbest bırakılmalıdır. Bu şekilde temelsiz ve aslı olmayan suçlamalarla gözaltına alınan bütün yurttaşlarımız serbest bırakılmalıdır.

Savaşlar hiçbir zaman halkların yararına olmamıştır. Çünkü savaşlar ölüm getirir, acı getirir, yıkım getirir. Savaşlar insanların daha da yoksullaşmasına neden olur. Savaşlar insanların evlerini terk ederek tanımadıkları ve bilmedikleri ülkelerde sefalet içinde mülteci olarak yaşamalarına neden olur. Savaşlar halkların birbirlerine düşmanlaşmasını tahrik eder. Savaşlar her türden gericiliği, şovenizmi ve ırkçılığı büyütür. Bu yüzden de savaş demek acı, ölüm, yoksulluk, sefalet ve ilkellik demektir.

Suriye’de girişilen savaş da bu saydıklarımızdan farklı sonuçlar üretmeyecektir. Biz bu savaşın ülkemizin ve Ortadoğu halklarının çıkarına olmadığına inanıyoruz. Suriye, emperyalist müdahaleler sonucu paramparça edilen bir ülkedir. Yüzbinlerce eli kanlı cihatçı ellerine silah ceplerine para verilerek eğit donat projeleri eşliğinde Suriye sınırlarından içeri emperyalistler ve onların işbirlikçileri tarafından sokulmuşlardır. Bu şekilde Suriye büyük bir yıkıma uğratılmış, merkezi devlet otoritesi ortadan kaldırılmıştır. Boşluktan yararlanan IŞİD, El Nusra ve benzeri cihatçı terör örgütleri kendilerinden olmayan Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Ermeni, Ezidi, Hristiyan halktan birçok insanı kadın ve çocuk demeden acımasızca katletmişlerdir. Bütün bu süreç sonunda Suriye büyük bir savaş, kaos ve vahşet girdabına sokulmuştur. Suriye’nin bu girdaba sokulmasında emperyalistlerle birlikte en büyük katkıyı yapan güçlerden biri de AKP iktidarıdır.

AKP hükümeti Suriye’de durumu sakinleştirecek aklıselim adımlar atmak yerine deyim yerindeyse yangına benzinle gidip savaşı iyice kışkırtmıştır. Bu şekilde Suriye’de merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte ülkede farklı egemen güçler ortaya çıkmıştır. AKP öngörüsüz, mezhepçi ve dinci politikası nedeniyle Suriye’de beklemediği sonuçlarla karşılaşmış, bu sonuçlara müdahale edeyim derken iyice batağa saplanmıştır. AKP hükümetinin bu sorumsuzluklarının bedelini ödemek ise yoksul emekçi çocuklarına ve Ortadoğu halklarına kalmıştır.

Yapılması gereken açıktır. AKP hükümeti “ama”sız ve “fakat”sız derhal Suriye’den elini çekmelidir. Suriye’nin geleceğine emperyalistler ve başka ülkeler değil, Suriye halkının kendisi özgürce karar vermelidir. Özellikle ABD emperyalizmi Suriye’de son derece olumsuz ve kışkırtıcı bir rol oynamaktadır. Başta ABD emperyalizmi olmak üzere diğer bütün ülkeler Suriye’ye dönük müdahalelerden vazgeçmelidir. Suriye’de halkların eşit ve özgür bir şekilde kardeşçe yaşayacakları laik, demokratik ve çoğulcu bir yönetim tesis edilmelidir.

Biz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak AKP hükümetinin Suriye’ye dönük bu müdahalesinin ülkenin çıkarına olmadığını, bu müdahalenin asıl amacının iç siyasetin Siyasal İslamcı hedefler doğrultusunda tahkim edilmesi için OHAL düzeninin kalıcılaştırılması olduğuna inanıyoruz. Savaş politikalarıyla hak ve özgürlük taleplerinin bastırılması, artık gizlenemez hale gelen işsizliğin, yoksulluğun ve sefaletin üstünün örtülmesi hedeflenmektedir. AKP iktidarı kendisi gibi düşünmeyenleri rahatlıkla vatan haini diye yaftalamakta ve tehdit etmektedir. Bu tutumu asla kabul etmeyeceğiz. Ne olursa olsun doğru bildiğimizi söylemeye devam edeceğiz.

 

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi
23 Ocak 2018